Türkiye devrimci hareketinde bir yıldız: Zeki Yumurtacı

0
2386

İnsanları ait olduğu grubun gücüne değil devrimci niteliklerine bakarak taktir edeceksek Zeki Yumurtacı’yı unutmamalıyız. Yaşamını genç yaşta yitirmiş olan Zeki Yumurtacı Türkiye solunda en samimi ve kendi kuşağı içinde teorik, kültürel ve pratik bakımlardan en donanımlı devrimcilerden biriydi.

Gösterişe kaçmadan temiz ve özenli giyinirdi. Hem gösterişsiz hem de şık davranışlarıyla, çok dürüst haliyle ilişkilerinde gayet başarılı etki yaratıyordu. Tanıdığım herkes onun alçak gönüllü, dürüst anlamda saf yanını taktir ederdi. Hem kendine güvenli hem de alçak gönüllüydü.

Burjuva toplumundaki insan ilişkilerinde birbirine üstün gelme çabası dikkat çekicidir. Bu maalesef sosyalistler arasındaki ilişkilerde de görülmektedir. İnsanlar birbirini aşağıya bastırarak yücelmeye çalışırlar. Zeki’nin davranışlarında üstün gelme çabasının zerresini bile hissetmedim. Onunla her karşılaşmada hem onu hem kendimi daha yücelmiş hissediyordum.

Orta halli bir aileden gelen ve Saint Josef lisesinden mezun olan Zeki Yumurtacı, bir işçi sınıfı devrimcisiydi. Uluslararası gelişmeleri takip edecek kadar Fransızca bilirdi. Güçlü bir anti-emperyalist ve enternasyonalist ilgiye sahipti. Başta Ortadoğu ve Latin Amerika’daki gelişmeler olmak üzere enternasyonal gelişmelere özel önem verirdi.

Zeki Yumurtacı hiç kuşku yok ki örnek bir devrimciydi. Bununla birlikte kusursuz olduğunu iddia edemem. Mesela sosyalist harekette o günlerde hayli tanınmış fakat burada ismini vermek istemediğim bir arkadaşla bir kez bir kavgaya karışmış olduğunu öğrendim ve şaşırdım. Ne yazık ki sosyalist hareket içindeki olumsuz ilişkiler Zeki örneği pırlanta gibi insanları bile etkiliyordu.

Onunla Selimiye’de karşılaştık. Çok çabuk ısındım. Onunla her karşılaşma özel bir anlam taşıyordu. THKP-C Savaşçıları adlı militan bir örgütün önder kadrolarındandı. Selimiye’ye gelmemin ilk günlerinde işkencede yitirdiğimiz Cemalettin Yalçın’la, bir ara aynı çalışma grubu içinde bulunmuş olduklarını söyledi.

Zeki 1979 Mayıs ayında hapis düşmüştü. Örgütün üzerinde yoğunlaşan polis, Ömer Çimeken ve Tamer Tabak isimli devrimcileri öldürmüş, örgütün önemli liderleri tutsak edilmişti. Operasyon burjuva basında büyük yankı bulmuştu. Basın operasyonu, “THKP-C’nin kapısına kilit vuruldu” şeklinde verdi. Sanıyorum örgütün bütün lider kadrolarının yakalandığı kastediliyordu. Burjuva basın moral bozucu bir şekilde Ömer Çimeken’in kimsesizler mezarlığına gömüldüğünü yazmıştı. Çok geçmeden Ankara’da 7 TİP üyesi gencin MHP’liler tarafından katledildiği bölge olan Bahçelievler semtinde MHP ve MİSK genel merkez binaları ile tam karşılarında yer alan polis karakolu devrimciler tarafından basıldı. Eylemciler çekilirken MİSK ya da MHP binası önüne, “THKP-C’nin kapısına kilit vurulamaz” yazılı bir pankart asmışlardı. Önce polis okulu devrimci öğrencileri eylemden sorumlu tutuldu. Bir kaç yıl sonra bu eylemden THKP-C Üçüncü Yol adlı davadan yargılanan devrimci subaylar sorumlu tutulacak; cezası da bana düşecekti.

THKP-C Savaşçıları dayanışmacılıkta geri kalmamıştı. Haydarpaşa Askeri Hastanesi’nde Cemalettin Yalçın’ın ve bir çok devrimcinin katledilmesinden sorumlu bir işkenceciyi cezalandırdılar.

Zeki Yumurtacı, Sağmalcılar Cezaevi’nden firar ettikten bir süre sonra polis tarafından ele geçirildi. İşkencedeki direnişçi tutumunu görenler, anlatmaktadır. Zeki’nin ölüm haberi burjuva basında yayınlandığında aslında sağ olduğu ve haberin işkenceciler tarafından kendisine gösterilmiş olduğu bilinmektedir. Soner Yalçın’ın kontr-gerillacı Binbaşı Cem Ersever ile ilgili kitabında Zeki Yumurtacı’nın jandarma subayı H.T. isimli bir kontr gerillacı tarafından başına silah sıkılarak öldürüldüğü yazılmaktadır.

Sonradan onun MLSPB ve THKP-C Savaşçıları örgütlerinin kurucu kadroları arasında olduğunu öğrendim. THKP-C Savaşçıları örgütü işçi sınıfı arasında çalışmaya özel önem veriyordu. Çalışmalarını İlerici Yapı İş’te yoğunlaştırmışlardı. Tekstil ve Maden iş kollarında da sendikal çalışmaya liderlik ediyorlardı.

O mücadeleye adanmış bir örgüt insanıydı. Bununla birlikte Zeki Yumurtacı’da grupçuluk hissetmedim. Onu en yakın yoldaşım gibi hissediyordum. Sanıyorum bu duyguyu başkaca çok insan yaşamıştır.

İyiler çok özverili oldukları için ne yazık ki genellikle genç yaşta ölüyorlar. Devrimci hareketin bugünkü sorunlarını yoldaşça tartışabilmek için Zeki Yumurtacı’nın devrimci samimiyetine, sevgi dolu kalbine, beynine ve cesaretine çok ihtiyaç vardı. Anısı devrimci mücadelede yaşatılmalı, devrimci örneği gençliğe ve halka tanıtılmalıdır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.